Avrupa'da sperm bağışı yoluyla dünyaya gelen çocuklar arasında nadir görülen bir kanser türüyle bağlantılı genetik mutasyonun tespit edilmesi, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Uzmanlar, bu gelişmeyi genetik güvenlik açısından ciddi bir uyarı olarak değerlendiriyor.
Avrupa’daki bir sperm bankasından alınan ve kanserle ilişkilendirilen mutasyonu taşıyan bir bağışçıya ait sperm, en az 67 doğumda kullanıldı. Bu çocuklardan şu ana kadar 10’una nadiren görülen bir kanser türü teşhisi kondu. Donörün genetik geçmişinde bu hastalığa dair açık bir veri bulunmazken, sonrasında yapılan genetik taramalar bu mutasyonun kalıtsal olduğunu ortaya koydu.
Uluslararası Sınırlama Eksikliği Tartışılıyor
Olay, sperm bağışıyla ilgili düzenlemelerin yetersizliğini de gündeme getirdi. Avrupa’da birçok ülkede, aynı donörün kaç doğumda kullanılabileceğine dair net bir üst sınır bulunmuyor. Uzmanlar, bu durumun hem genetik çeşitliliği tehlikeye attığını hem de kalıtsal hastalıkların yayılmasına zemin hazırlayabileceğini vurguluyor.
Tıp dünyasında bu olay, donörlerin genetik taramalarının daha sıkı hale getirilmesi gerektiği yönündeki çağrıları artırdı. Genetik danışmanlık ve ileri düzey tarama yöntemlerinin kullanılmaması, gelecekte daha büyük sağlık krizlerine neden olabileceği endişesini doğuruyor.
Çocuk Sağlığı Açısından Yeni Önlemler Şart
Avrupa’daki bazı sağlık otoriteleri, aynı donörden yapılan doğum sayısına sınır getirilmesi için yeni yasal düzenlemeler üzerinde çalışmaya başladı. Ayrıca, mevcut çocukların düzenli olarak genetik takibe alınması ve risk grubundaki ailelerin bilgilendirilmesi yönünde çalışmalar yürütülüyor.
Uzmanlara göre bu olay, sperm bağışı süreçlerinin yalnızca etik değil, aynı zamanda sağlık güvenliği açısından da ciddi denetimlerden geçmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.
