Yemek sonrasında ortaya çıkan şişkinlik, mide rahatsızlığı, kaşıntı veya ciltte döküntü çoğu zaman gıda alerjisiyle karıştırılabiliyor. Ancak gıda alerjisi ile gıda hassasiyeti, diğer adıyla intolerans, vücutta farklı mekanizmalar üzerinden gelişiyor. Gıda hassasiyetinde bağışıklık sistemi genellikle sürece dahil olmazken gıda alerjisinde bağışıklık sistemi belirli besin proteinlerine karşı tepki oluşturabiliyor. Laktoz intoleransı ve çölyak hastalığından farklı olan gluten hassasiyeti, intolerans konusunda sık gündeme gelen örnekler arasında gösteriliyor. Gıda alerjisinde ise bazı kişilerde çok az miktardaki alerjen dahi hızlı ve ciddi reaksiyonlara yol açabiliyor. Hırıltılı solunum, nefes darlığı, yüzde veya ağız ve boğaz bölgesinde şişme, yutma güçlüğü ve ağızda karıncalanma gıda alerjisinde görülebilen belirtiler arasında bulunuyor. İshal, kusma, kaşıntı ve döküntü gibi şikâyetlerin hem alerji hem de farklı sağlık sorunlarında görülebilmesi nedeniyle yalnızca belirtilere bakarak ayrım yapmak mümkün olmayabilir. Uzmanlar doğru değerlendirme ve tanı için sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtiyor.

Gıda Alerjisi İle Gıda Hassasiyeti Arasındaki Fark Ne?

Gıda hassasiyeti, vücudun belirli yiyecekleri sindirmekte veya tolere etmekte zorlanmasıyla ortaya çıkabiliyor. Şişkinlik ve mide rahatsızlığı sık görülen yakınmalar arasında bulunurken bazı kişilerde farklı belirtiler de görülebiliyor.

Manchester Üniversitesi’nden moleküler alerji profesörü Clare Mills, gıda hassasiyetlerinin genellikle yaşamı tehdit etmediğini ancak günlük hayatı zorlaştırabileceğini ifade ediyor.

Gıda alerjisinde ise bağışıklık sistemi devreye girebiliyor. Yaygın türlerden IgE aracılı gıda alerjisinde bağışıklık sistemi, zararsız olabilecek gıda proteinlerini tehdit olarak algılayarak İmmünoglobulin E adı verilen antikorlar üretebiliyor. Reaksiyon bazı kişilerde kısa sürede gelişebiliyor.

Alerjik reaksiyonlar hafif belirtilerle sınırlı kalabileceği gibi ciddi tablolara da dönüşebiliyor. Bazı kişilerde çok düşük miktardaki alerjen dahi reaksiyonu tetikleyebiliyor. Gıda ambalajlarında görülen eser miktarda alerjen içerebileceğine ilişkin uyarılar da çapraz temas riskine karşı tüketicileri bilgilendirmeyi amaçlıyor.

Nefes Darlığı Ve Boğaz Şişmesine Dikkat

Gıda alerjisinde hırıltılı solunum, öksürük, nefes darlığı, yüzde veya ağız ve boğaz çevresinde şişme, yutma güçlüğü ve ağızda karıncalanma görülebiliyor. Ciltte kaşıntı, döküntü, ishal ve kusma gibi belirtiler ise farklı rahatsızlıklarla örtüşebiliyor.

King’s College London’dan çocuk alerjisi profesörü Alexandra Santos, kişilerin bildirdiği gıda alerjilerinin profesyonel değerlendirme sonrasında her zaman doğrulanmadığına dikkat çekiyor. Dolayısıyla şikâyetin alerji veya intolerans olduğuna kişinin kendi başına karar vermesi doğru tanının gecikmesine yol açabilir.

Nefes darlığı, boğazda şişme veya anafilaksi belirtileri ise acil değerlendirme gerektiriyor. Anafilaksi, alerjene maruz kalmanın ardından hızlı gelişebilen ve yaşamı tehdit edebilen ciddi alerjik reaksiyon olarak biliniyor. Söz konusu belirtilerde acil tıbbi yardım alınması gerekiyor.

Çocukluk döneminde inek sütü, yumurta, yer fıstığı, kabuklu yemişler ve susam gıda alerjileriyle sık ilişkilendirilen besinler arasında bulunuyor. Şiddetli egzaması bulunan küçük çocuklarda bazı gıda alerjilerine yatkınlığın daha yüksek olabileceği aktarılıyor. Kesin değerlendirme ise kişinin öyküsü ve gerekli tıbbi incelemeler üzerinden sağlık uzmanı tarafından yapılmalı.