Amerika Birleşik Devletleri'nde bilim insanları, insan deri hücrelerinden laboratuvar ortamında yumurta benzeri hücre üretmeyi başardı. Bu gelişme, kısırlık sorunu yaşayan bireyler ve çocuk sahibi olmak isteyen eşcinsel çiftler için uzun vadede umut vadetse de, mevcut aşamada önemli genetik engellerin olduğu açıklandı.

Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi (OHSU) araştırma ekibi tarafından gerçekleştirilen bu deney, ilk kez bir deri hücresinin genetik materyaliyle döllenmeye uygun bir hücre oluşturulmasını sağladı. Ancak süreç sonunda oluşan yumurtalarda ciddi kromozom bozuklukları tespit edildi.

Kromozomlar Hâlâ En Büyük Engel

Doğal bir yumurta hücresi, tek bir kromozom seti taşırken, deri hücrelerinde iki set kromozom bulunuyor. Bu farkı ortadan kaldırmak için bilim insanları, hücrelerin fazladan kromozomları atmasını sağlayacak yeni bir bölünme yöntemi geliştirdi. Ardından döllenme için bağışlanan spermlerle hücreler birleştirildi. Deney sonunda, döllenmiş hücrelerin bir kısmı altı gün boyunca yaşayarak erken embriyo gelişim evresi olan blastosist aşamasına ulaştı.

Ancak bilimsel başarıya rağmen, elde edilen embriyolarda kromozomlar düzensizdi. Bu da hücrelerin genetik açıdan sağlıklı bir embriyo oluşturma potansiyelinin henüz bulunmadığını gösterdi.

Klinik Kullanım İçin Uzun Bir Yol Var

Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışmada, elde edilen sonuçların insan üzerinde uygulanabilirliğe ulaşması için en az 10 yıllık ek araştırma süreci gerektiği vurgulandı. OHSU Embriyonik Hücre ve Gen Terapisi Direktörü Prof. Dr. Shoukhrat Mitalipov, “Yeni bir hücre bölünmesi yöntemi geliştirdik, bu da kromozom sayısını azaltmamıza olanak sağladı. Ancak embriyoları genetik olarak tamamen normal hale getirmek için yeterli değil,” dedi.

Gelecek Vaat Ediyor, Ama Henüz Hazır Değil

Bu araştırma, gelecekte kısırlık tedavisinde çığır açabilecek bir teknolojiye kapı aralayabilir. Özellikle doğuştan yumurta veya sperm üretimi olmayan bireylerin genetik bağ taşıyan çocuk sahibi olabilmesi açısından önem taşıyor. Ancak şu an için, bu yöntem doğrudan uygulamaya konulabilecek düzeyde değil.

Araştırma ekibi, laboratuvar koşullarında üreme teknolojilerinin gelişimi için çalışmalarına devam edeceklerini belirtti.