Küresel enerji piyasasında dengeleri değiştirebilecek kritik bir adım geldi. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), stratejik petrol rezervlerinden toplam 400 milyon varil petrolün koordineli şekilde piyasaya sürülmesi konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı. Kararın arkasında ise Orta Doğu’daki gerilim ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan sevkiyat sorunlarının yarattığı arz endişesi bulunuyor.
İngiltere 13,5 Milyon Varil Katkı Sağlayacak
IEA üyesi ülkeler tarafından alınan karar kapsamında stratejik petrol rezervleri devreye sokulacak. İngiltere Enerji Güvenliği ve Sıfır Emisyon Bakanlığı, bu kapsamda piyasaya sürülecek petrolün 13,5 milyon varilini kendilerinin karşılayacağını duyurdu.
Enerji Bakanı Ed Miliband, alınan kararın küresel enerji piyasasında yaşanan aksaklıkları gidermeye yönelik önemli bir adım olduğunu belirterek İngiltere’nin müttefikleriyle koordinasyon içinde hareket etmeyi sürdüreceğini ifade etti.
IEA Tarihinin En Büyük Müdahalesi
IEA Başkanı Fatih Birol, üye ülkelerin stratejik petrol rezervlerinden 400 milyon varilin serbest bırakılması konusunda uzlaştığını açıkladı. Bu karar, ajansın 1974 yılında kurulmasından bu yana alınan en büyük rezerv müdahalesi olarak kayıtlara geçti.
IEA’nın acil petrol rezervlerini piyasaya sürme kararı tarihte altıncı kez uygulanmış oldu. Daha önce benzer adımlar 1991, 2005, 2011 ve Rusya-Ukrayna savaşının başladığı 2022 yılında iki kez atılmıştı.
Uzmanlara göre kararın arkasında Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan sevkiyat sorunları bulunuyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemileri hedef alması bölgede petrol akışını ciddi şekilde etkiledi.
Günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürününün taşındığı Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatın durma noktasına gelmesi, küresel enerji piyasasında arz endişelerini artırdı ve fiyatlarda sert dalgalanmalara yol açtı.Uzmanlar, stratejik rezervlerin piyasaya sürülmesinin kısa vadede petrol arzını rahatlatabileceğini ancak jeopolitik gerilimlerin devam etmesi halinde enerji piyasasında belirsizliğin sürebileceğini değerlendiriyor.
