Halk arasında “akciğer tansiyonu” olarak bilinen Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon, sinsi ilerleyen ve çoğu zaman geç fark edilen ciddi bir dolaşım sistemi hastalığı olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, belirtilerinin astım, KOAH, kansızlık ve panik atak gibi yaygın hastalıklarla karıştırılabildiğini belirtiyor. Bu nedenle tanı süreci yıllarca gecikebiliyor. Prof. Dr. Mehmet Akbulut, hastalığın yalnızca akciğerleri değil kalbi de doğrudan etkilediğini ifade ederek erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurguladı. PAH’ta akciğer damarlarının daralması ya da tıkanması sonucu damar içi basınç artıyor. Bu durum kalbin sağ tarafının daha fazla çalışmasına yol açıyor ve zamanla kalp yetersizliğine kadar ilerleyebiliyor.
Nefes Darlığı En Önemli Uyarı İşareti
Uzmanlara göre özellikle açıklanamayan nefes darlığı en önemli belirti olarak öne çıkıyor. Çabuk yorulma, çarpıntı, merdiven çıkarken zorlanma, göğüste baskı hissi ve bayılma atakları da dikkate alınması gereken bulgular arasında yer alıyor. Genç yaşta ortaya çıkan sebepsiz nefes darlığı ya da daha önce rahat yapılan günlük aktivitelerin artık yapılamaması mutlaka değerlendirilmesi gereken işaretler arasında gösteriliyor.
Hastalık erken evrede yakalandığında uygun ilaç tedavileriyle ilerlemesi yavaşlatılabiliyor ve hastaların yaşam kalitesi korunabiliyor. Ancak geç tanı alan hastalarda kalbin sağ tarafı ciddi şekilde etkileniyor ve ileri evrelerde kalp yetersizliği gelişebiliyor. Bazı hastalarda akciğer ya da kalp-akciğer nakli gündeme gelebiliyor.
Türkiye’de PAH tanı ve tedavi süreçlerinde önemli merkezlerin aktif şekilde çalıştığı belirtiliyor. Modern, hedefe yönelik tedavilerle hastaların yaşam süresi ve yaşam kalitesinde artış sağlanabiliyor. Uzmanlar, uzun süren nefes darlığının küçümsenmemesi ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.
