Suriye’nin güneyindeki Suveyda ilinde yaşanan son gelişmeler bölgede tansiyonu yeniden yükseltti. Dürzi topluluğunun önemli isimlerinden Şeyh Mahir Felhut’un, Hikmet el-Hecri’ye bağlı silahlı yapı tarafından alıkonulduktan iki gün sonra hayatını kaybettiği bildirildi. Yerel kaynaklara göre Felhut’un ölümü, daha önce benzer şekilde öldürülen Şeyh Raid el-Metni olayının hemen ardından gerçekleşti. Yaşanan gelişmeler, Suveyda’daki dini ve siyasi dengeleri derinden etkiliyor.

Suriye devlet televizyonu El-İhbariye'nin haberine göre, Mahir Felhut’un, Hikmet el-Hecri liderliğindeki sözde Ulusal Muhafız isimli silahlı yapı tarafından alıkonulmasının ardından, işkenceyle hayatını kaybettiği belirtildi. Felhut’un ölümü, özellikle Dürzi toplumunun bazı kesimlerinde ciddi tepkilere yol açtı. Aynı yapı tarafından daha önce de Şeyh Raid el-Metni’nin benzer şekilde alıkonularak öldürüldüğü iddiaları gündeme gelmişti.

Hecri Güçlerine Yönelik Tepkiler Büyüyor

Suveyda’daki yerel topluluklardan Onurlu Adamlar Topluluğu’nun liderlerinden Leys el-Belus, El-İhbariye’ye yaptığı açıklamada, Hikmet el-Hecri’ye bağlı güçlerin Beşar Esed rejimiyle iş birliği içinde hareket ettiğini savundu. Belus, bu yapıların artık geri dönüşü olmayan bir çizgiye geldiğini ve eylemlerinin Suveyda halkı tarafından kabul görmediğini belirtti. Ayrıca, Hecri’nin dini liderleri hedef alarak vatana ihanet suçlaması yönelttiğini iddia etti.

Topluluğun kurucusu olan Vahid el-Belus’un 2013 yılında Suveyda’da kurduğu bu yapı, Dürzi gençlerin Suriye iç savaşında taraf olmaması için çaba göstermişti. Ancak son dönemde artan çatışmalar, mezhebi tarafsızlık çabasını zora sokuyor. Leys el-Belus, Suveyda'daki gerginliğin asıl sebebinin rejim yanlısı bazı nüfuz sahibi isimlerin etkinliği olduğunu vurguladı.

Uluslararası Görüşmeler ve İsrail Müdahalesi

Suveyda’daki durum yalnızca yerel yapılarla sınırlı değil. 13 Temmuz'da Dürzi gruplar ile Bedevi Arap aşiretleri arasında başlayan çatışmalar, zamanla Suriye güvenlik güçleriyle silahlı gruplar arasında daha geniş çaplı bir çatışmaya dönüştü. Bölgede ateşkes sağlansa da, kısa süre içinde bozuldu ve İsrail’in müdahaleleriyle süreç farklı bir boyuta taşındı. Özellikle İsrail ordusunun hava saldırılarıyla Suriye’deki resmi kurumları hedef alması, krizin dış müdahalelerle daha da derinleştiğini gösterdi.

Yaşanan gelişmelerin ardından Suriye Dışişleri Bakanı ile Ürdün ve ABD’den üst düzey yetkililer bir araya gelerek Suveyda için ortak bir yol haritası oluşturdu. Bu plana göre, sivillerin zarar görmemesi, insani yardımların ulaştırılması, tazminat ödemeleri ve yerinden edilenlerin geri dönüşü gibi başlıklar öne çıktı. Ancak son olaylar, bölgede barış sürecinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koydu.