Yeni yayımlanan iki kapsamlı araştırma, 100 yaşına kadar yaşayan kişilerin sağlık açısından dikkat çekici bir ortak özelliğini ortaya koydu. İsveç’te yürütülen çalışmalara göre, bu kişiler yalnızca daha uzun yaşamakla kalmıyor, aynı zamanda yaşamları boyunca ciddi hastalıklardan korunmada olağanüstü bir biyolojik dirence sahip oluyor. Bulgular, uzun yaşamın mutlaka daha fazla sağlık sorununu beraberinde getirdiği yönündeki yaygın inancı sorguluyor.
Araştırma kapsamında, 1912-1922 yılları arasında doğmuş 170 binden fazla kişi ve 1920-1922 doğumlu 274 binden fazla kişi incelendi. Yüz yaşını aşanların, orta yaşlarından itibaren daha düşük hastalık oranına sahip oldukları ve bu avantajı yaşam boyu korudukları görüldü. Özellikle kalp krizi, inme, kanser ve nörolojik rahatsızlıkların bu grupta daha az görüldüğü tespit edildi. Örneğin, 85 yaşında yüz yaşını görecek olanların yalnızca yüzde 4’ü inme geçirmişken, aynı yaşta hayatını kaybedenlerde bu oran yüzde 10 civarındaydı.
Araştırmalar, bu kişilerin yalnızca ağır hastalıklardan değil, hipertansiyon ve diyabet gibi daha hafif rahatsızlıklardan da daha iyi korunduğunu ortaya koydu. Yüz yaşını aşanlarda birden fazla sağlık sorunu genellikle 90’lı yaşların sonlarına doğru görülmeye başlıyor ve diğer gruplara kıyasla sağlıkta ani bir düşüş yaşanmıyor.
Karolinska Enstitüsü’nden epidemiyolog Prof. Karin Modig, “100 yaşını aşanlar, hastalıklardan kaçınmada adeta süper insan yeteneğine sahip. Bu durum, daha uzun ve sağlıklı yaşamın anahtarını anlamamız açısından bilim dünyası için büyük önem taşıyor” dedi.
Araştırma ekibi, bu biyolojik direncin nedenlerini henüz kesin olarak belirleyemedi. Genetik faktörler, sağlıklı yaşam alışkanlıkları, çevresel koşullar veya bunların birleşimi olasılıklar arasında değerlendiriliyor. Çalışmanın bir sonraki aşamasında, hangi faktörlerin en etkili olduğu ve bu özelliklerin yaşam boyunca sağlık üzerindeki etkileri araştırılacak.
