Teknolojik araçlar ve sosyal medya kullanımının artmasıyla birlikte uzmanlar, “dijital obezite” olarak adlandırılan yeni bir risk alanına dikkat çekiyor. Gereğinden fazla içerik tüketimi, sürekli bildirim takibi ve ekran başında uzun süre geçirilmesi hem zihinsel hem de fiziksel sağlığı olumsuz etkileyebiliyor. Bartın Üniversitesi Sosyal Bilgiler Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Fatıma Betül Demir Evcimen, dijital araçlardan gelen içerik, bildirim ve bilginin aşırı tüketilmesinin bireylerde dijital obeziteye yol açtığını belirtti . Uzmanlara göre telefonsuz kalındığında yoğun kaygı hissedilmesi, sosyal medya etkileşimlerinin sürekli kontrol edilmesi ve dijital platformlarda dizilerin arka arkaya izlenmesi önemli göstergeler arasında yer alıyor.

Dijital Obezite Nasıl Anlaşılır

Uzmanlar, dijital obeziteyi anlamak için bazı davranış kalıplarına dikkat edilmesi gerektiğini ifade ediyor. Dijital platformlardaki dizileri zaman sınırlaması olmadan peş peşe izlemek, bir sezonu değil tüm seriyi kısa sürede tüketmek ve sosyal medyada sürekli görünür olma isteği bu eğilimin işaretleri arasında sayılıyor . Özellikle gençlerin ve dijital dünyaya erken yaşta adım atan çocukların risk altında olduğu belirtiliyor.

Dijital Okuryazarlık Ve Dijital Detoks Önerisi

Evcimen, dijital dünyada sağlıklı kalabilmek için dijital okuryazarlığın önemine vurgu yaptı . Ailelerin çocuklar için çevrim içi ortamlarda sınırlar koymasının kritik rol oynadığı ifade edilirken, dijital diyet ve dijital detoks uygulamalarının da zihinsel sağlığı korumaya yardımcı olabileceği aktarıldı. Gereksiz bildirimlerin kapatılması, kullanılmayan uygulamaların silinmesi ve ekran süresinin sınırlandırılması öneriler arasında yer alıyor.

Öte yandan uzmanlar, kalp ritmi değişkenliği verilerinin stres ve zihinsel sağlık hakkında önemli ipuçları sunduğunu, düzenli yürüyüşün ise kilo kontrolünde etkili olduğunu belirtiyor. Yapılan araştırmada günlük ortalama 8 bin 454 adım atan bireylerin kilo kaybında daha başarılı olduğu kaydedildi .