Koronavirüs salgınının ardından geçen kısa sürede, küresel sağlık uzmanları yeni bulaşıcı hastalıkların hızla yayıldığına dikkat çekiyor. 2014 yılında Orta Afrika’da büyük bir salgına yol açan Ebola, dünya genelinde bulaşıcı hastalıkların ne denli etkili olabileceğini gösterdi. Ancak uzmanlara göre, bugün gelinen noktada dünya hâlâ bu tür tehditlere karşı yeterince hazırlıklı değil. ABD’de gerçekleştirilen IDWeek konferansında konuşan iç hastalıkları uzmanı Dr. Krutika Kuppalli, iklim değişikliği, artan seyahatler, insan-hayvan teması ve antibiyotik direncinin bulaşıcı hastalıkların yayılmasını kolaylaştırdığını vurguladı. Kuppalli, “Salgınlar sona erdiğinde önleme fonları da azalıyor. Oysa uzun vadeli yatırımlara ihtiyaç var” diyerek dikkat çekici bir uyarıda bulundu.

Dünya Sağlık Örgütü, yeni bulaşıcı hastalıkları; daha önce görülmeyen veya sınırlı alanda görülen, ancak artık hızla yayılan enfeksiyonlar olarak tanımlıyor. Son dönemlerde özellikle antibiyotiklere dirençli bakteriler, tropikal virüsler ve tedavisi zor mantar enfeksiyonları ön plana çıkıyor. Peki, halk sağlığı uzmanlarının dikkatle takip ettiği ve gelecekte gündem oluşturabilecek 6 bulaşıcı hastalık hangileri?

Dikkat Edilmesi Gereken Yeni Enfeksiyonlar

Karbapeneme dirençli E. coli (CREC): Bu bakteri, sağlıklı insan bağırsaklarında bulunabilirken, bağışıklığı zayıf bireylerde ciddi enfeksiyonlara yol açabiliyor. Özellikle hastanelerde tedavi gören hastalar ve yaşlılar risk grubunda yer alıyor.

Tüberküloz dışı mikobakteriler (NTM): Toprak ve sularda doğal olarak bulunan bu mikroorganizmalar, özellikle akciğer rahatsızlığı olan kişilerde enfeksiyona neden olabiliyor.

Mycoplasma genitalium (Mgen): Cinsel yolla bulaşan bu bakteri, kadınlarda kısırlık ve dış gebelik gibi sonuçlara yol açabiliyor. Giderek artan antibiyotik direnci ise tedaviyi güçleştiriyor.

Dang humması: Sivrisinek ısırığıyla bulaşan bu virüs, ateş, eklem ağrıları ve deri döküntüleriyle kendini gösteriyor. Aşı çalışmaları bazı bölgelerde uygulanıyor.

Candida auris: Özellikle sağlık kuruluşlarında yayılan bu mantar türü, dirençli yapısıyla tedaviyi zorlaştırıyor ve bağışıklığı düşük bireylerde ciddi enfeksiyonlara yol açabiliyor.

Aspergillus: Havadaki küf sporlarından kaynaklanan bu enfeksiyon, özellikle kronik akciğer rahatsızlığı olan bireyler için risk taşıyor. Tarımda mantar ilacı kullanımının etkisiyle direnç geliştiği bildiriliyor.

Uzmanlardan Önleme ve Müdahale Önerileri

Dr. Kuppalli ve Dr. Yohei Doi, bu enfeksiyonlara karşı sadece tedavi değil, aynı zamanda önleme stratejilerinin de geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ülkeler arasında gözetim verilerinin paylaşılması, aşıların ve hızlı teşhis araçlarının salgın riski taşıyan bölgelere ulaştırılması, salgınların kontrol altına alınmasında kritik rol oynuyor. Uzmanlar, kişisel hijyen, bilinçli antibiyotik kullanımı ve sağlık kuruluşlarıyla iş birliği içinde hareket etmenin bulaşıcı hastalıklara karşı en etkili savunma olduğunu belirtiyor.