Elazığ'da Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, kuduz hastalığının önlenebilir bir enfeksiyon olduğu ve korunma yollarının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Dünya Sağlık Örgütü’nün 28 Eylül'ü “Dünya Kuduz Günü” olarak ilan etmesi kapsamında düzenlenen programda, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Şafak Özer Balin bir sunum yaptı.

Doç. Dr. Balin, kuduzun insanlık tarihi kadar eski bir viral hastalık olduğunu belirterek, ilk kayıtlara yaklaşık 4 bin yıl önce Babil dönemine ait yazıtlarda rastlandığını söyledi. 1885 yılında Pasteur tarafından geliştirilen aşıya kadar etkili bir tedavisi bulunmayan kuduzun, bugün hâlâ dünya genelinde binlerce insanın yaşamını tehdit ettiğini ifade etti. Fırat Üniversitesi Hastanesi’nin 6. katındaki Konferans Salonu’nda yapılan etkinliğe çok sayıda sağlık çalışanı katılım gösterdi.

Aşı ve Erken Müdahale Hayat Kurtarıyor

Kuduzun özellikle köpek, tilki, kurt ve çakal gibi hayvanlardan bulaştığını belirten Doç. Dr. Balin, erken dönemde uygulanan temas sonrası tedavinin hastalığın önlenmesinde yüzde 100 etkili olduğunu söyledi. Balin, temas sonrası yara bakımının dikkatle yapılması, aşı ve immünglobulin tedavisinin zamanında uygulanmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

Türkiye'de Her Yıl Yüz Binlerce Riskli Temas

Doç. Dr. Balin'in verdiği bilgilere göre, Türkiye’de yılda yaklaşık 200 bin kuduz riskli temas bildirimi yapılıyor. Her yıl ortalama 1 ila 2 vaka görülüyor. Dünya genelinde ise yılda yaklaşık 59 bin kişi kuduz nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin yüzde 40’ının ise 15 yaş altı çocuklarda gerçekleştiği belirtiliyor. Balin, kuduzla mücadelede en etkili yolun, hayvanların düzenli olarak aşılanması olduğunu hatırlattı.