Ramazan ayında uzun süren açlık ve susuzluk sonrası beslenme düzeni büyük önem taşıyor. Gün boyu süren orucun ardından iftar sofralarında yapılan tercihler hem sindirim sistemini hem de genel sağlık durumunu doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, özellikle iftar ve sahur öğünlerinde dengeli ve kontrollü beslenmenin gerekliliğine dikkat çekiyor. Ramazan sürecinde kan şekerinin dengede tutulması, mide ve bağırsak sisteminin korunması ile gün içinde enerjinin sürdürülebilmesi için doğru planlama yapılması gerekiyor. Diyetisyen İrem Omuzlu, Ramazan ayında yapılan beslenme hatalarına karşı uyarılarda bulunarak sahurun atlanmaması ve iftarın aşamalı şekilde yapılması gerektiğini belirtti. Özellikle sindirim sisteminin zorlanmaması için öğünler arasında süre bırakılmasının önemine vurgu yapıldı.

Ramazanda Yapılan En Büyük Hata Sahuru Atlamak

Ramazan ayında birçok kişi oruç sürecini kilo vermek için fırsat olarak değerlendiriyor. Ancak uzmanlara göre sahuru atlamak bu dönemde yapılan en büyük hatalardan biri olarak öne çıkıyor.

Diyetisyen İrem Omuzlu, kan şekerinin dengede kalması için mutlaka sahur yapılması gerektiğini belirtti. Sahurun atlanmasının gün içinde halsizlik ve iftarda kontrolsüz yeme davranışına yol açabileceğini ifade eden Omuzlu, sahur yapmadan zayıflamayı hedeflemenin doğru bir yaklaşım olmadığını dile getirdi.

İftar Düzeni Nasıl Olmalı

Uzun saatler süren açlığın ardından iftar sofralarında hızlı ve fazla miktarda yemek tüketimi sindirim sorunlarına neden olabiliyor. Uzmanlar, iftarın aşamalı şekilde yapılmasını öneriyor.

Diyetisyen Omuzlu, iftara hurma ve bir bardak ılık su ile başlanmasını, ardından bir kase çorba tüketilmesini tavsiye etti. Çorbanın ardından yaklaşık 10 dakika ara verilmesinin tokluk sinyalinin beyne ulaşmasına yardımcı olduğunu belirtti. Bu kısa mola sayesinde daha dengeli bir öğün planlaması yapılabileceği ifade edildi.

Tatlı veya meyve tüketiminin ise iftardan bir ya da iki saat sonra tercih edilmesi öneriliyor. Böylece sindirim sistemi için gerekli süre tanınmış oluyor.

Sahur öğününde hafif ve dengeli beslenmenin ön plana çıkması gerekiyor. Uzmanlar, klasik bir Türk kahvaltısı modelinin tercih edilebileceğini belirtiyor.

Yüksek protein içeriği nedeniyle iki adet haşlanmış yumurta uzun süre tokluk sağlayabiliyor. Yağ kaynağı olarak tuzsuz zeytin tercih edilirken, kişi başına yarım avokado da alternatifler arasında yer alıyor.

Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği tüketilmesi ise daha uzun süre tokluk hissi sağlıyor. Sahurda ağır ve aşırı tuzlu yiyeceklerden kaçınılması gün içinde susuzluk hissinin azaltılmasına katkı sağlıyor