Yılbaşı dönemi yaklaşırken içki tüketimindeki artışla birlikte sahte içkiyle ilgili denetimler ve operasyonlar da hız kazandı. Türkiye’nin farklı illerinde yapılan çalışmalarda, kaçak üretim ve satışa yönelik çok sayıda adım atıldığı bildirildi. Uzmanlar ise piyasada “daha uygun fiyat” gerekçesiyle tercih edilen sahte ürünlerin, özellikle metil alkol içermesi durumunda ağır sağlık sorunlarına yol açabildiğini hatırlatıyor. Metil alkolün vücutta toksik maddelere dönüşebildiği, sinir sistemi başta olmak üzere birçok organı etkileyebildiği ve kalıcı hasar riskini artırabildiği belirtiliyor. Bu nedenle bandrol, etiket, barkod ve ürün izleme adımlarının kontrol edilmesi; şüpheli durumlarda ürünün tüketilmemesi ve zehirlenme belirtilerinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği vurgulanıyor.

17 İlde Operasyon: Ele Geçirilen Ürünler Ve Adli Süreç

Paylaşılan bilgilere göre jandarma ekipleri 17 şehirde sahte içkiye yönelik operasyonlar gerçekleştirdi. Son iki haftada yapılan çalışmalarda 27 bin 886 litre sahte içki ile 67 bin 994 litre etil alkol ele geçirildi; 6 yasa dışı alkollü içki imalathanesinin ortaya çıkarıldığı ve 66 şüpheli hakkında adli işlem yapıldığı aktarıldı.

İzmir’de yılbaşı öncesi düzenlenen operasyon ve denetimlerde ise 22 şüphelinin gözaltına alındığı, 3 kişinin tutuklandığı ve 19 şüpheli hakkında adli işlem uygulandığı belirtildi. Denetim kapsamındaki 22 eğlence mekânında yapılan aramalarda 261 litre taklit etiketli etil alkol, 195 şişe sahte içki, gümrük kaçağı ürünler ve çeşitli materyaller ele geçirildiği bilgisi paylaşıldı.

Sahte İçki Neden Tehlikeli, Nasıl Anlaşılır, Şüphede Ne Yapılmalı?

Uzmanlara göre sahte içkilerde, tarımsal ürünlerin damıtılmasıyla elde edilen etil alkol yerine kimya sanayinde kullanılan metil alkol bulunabiliyor. Metil alkolün vücutta daha toksik maddelere dönüşebildiği, kanın asit dengesini bozabildiği ve bilinç kaybı gibi ağır tablolara neden olabildiği ifade ediliyor. Görme bozukluğu ve kalıcı göz hasarı, denge-hareket problemleri, şiddetli baş ağrısı, bulantı-kusma, karın ağrısı gibi belirtilerle seyredebileceği; tedavide gecikmenin riski artırabileceği hatırlatılıyor.

Sahte içkinin kokudan ya da tattan her zaman ayırt edilemeyebileceği belirtilirken, özellikle açık gelen şişelerden, ambalajı hasarlı ürünlerden ve etiket-barkod uyumsuzluklarından şüphelenilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ürün doğrulama için “Tütün ve Alkollü İçki Mamullerinde Ürün İzleme Sistemi (ÜİS)” gibi uygulamalar üzerinden sorgulama yapılabildiği de hatırlatılıyor.

Şüpheli içki tüketildiği düşünülüyorsa veya zehirlenme belirtileri varsa, en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması ve durumun açık şekilde bildirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlar, bunun bir zehirlenme tablosu olarak ele alındığını ve hastanede gerekli değerlendirmelerin yapılmasının önem taşıdığını belirtiyor.