“Tarihi geçmiş ürün” tartışmaları yeniden gündeme geldi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın son tüketim tarihi ve tavsiye edilen tüketim tarihiyle ilgili açıklamaları sonrası iki kavram arasındaki fark bir kez daha merak konusu oldu. Uzmanlara göre, son tüketim tarihi (STT) geçmiş ürünler kesinlikle tüketilmemeli. Ancak tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) geçmiş bazı ürünler, uygun koşullarda saklanmış ve bozulma belirtisi göstermiyorsa kullanılabiliyor. Konuya ilişkin detaylar

STT Güvenlik Sınırıdır

Gıda mühendisi Ebru Akdağ, STT’nin bir güvenlik limiti olduğunu belirtiyor. Özellikle süt, yoğurt, peynir, kıyma ve et ürünleri gibi çabuk bozulan gıdalarda STT yer alıyor. Bu tarihin geçmesi durumunda ürünün satışı yasak ve tüketilmesi riskli kabul ediliyor. Uzmanlar, görünüşte bozulma olmasa bile STT’si geçmiş ürünlerin çöpe atılması gerektiğini ifade ediyor.

Denetimlerde STT’si geçmiş ürün tespit edilirse iş yerlerine idari para cezası uygulanıyor ve ürünlere el konuluyor.

TETT Kalite Tarihidir

TETT ise ürünün kalite özelliklerini en iyi şekilde koruduğu süreyi gösteriyor. Bakliyat, makarna, kahve, çay, bitkisel yağ ve alkolsüz içecekler gibi dayanıklı ürünlerde TETT bulunuyor. Bu tarihin geçmesi, ürünün doğrudan sağlıksız olduğu anlamına gelmiyor. Ürünün ambalajı hasarsızsa, tadında, kokusunda ve görünüşünde bozulma yoksa satışına ve tüketimine izin verilebiliyor.

Prof. Dr. Işıl Var, TETT uygulamasının gıda israfını azaltma açısından önemli olduğunu belirtiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre küresel gıda israfının büyük bölümü hanelerde gerçekleşiyor. Türkiye’de yılda yaklaşık 23 milyon ton gıda israf edildiği ifade ediliyor.

Uzmanlar, tüketicilerin etiketleri dikkatle okuması gerektiğini vurguluyor. STT ile TETT arasındaki farkın bilinmemesi, hem gereksiz gıda israfına hem de aile bütçesine zarar veriyor.