Türk tıbbı, özellikle cerrahi alandaki teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek, robotik cerrahi uygulamalarıyla uluslararası alanda dikkat çekici bir başarıya imza atmaya devam ediyor. Üroloji branşında yapılan robot destekli operasyonlarla adını sıkça duyuran Türk cerrahlar, yalnızca hasta tedavisinde değil, aynı zamanda farklı ülkelerden gelen hekimlere verdikleri eğitimlerle de bölgesel bir otorite haline geldi.

Uluslararası Üroloji Araştırmaları Derneği (IURES) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fatih Atuğ, Türkiye'nin artık yalnızca robotik cerrahi uygulamalarında değil, eğitim faaliyetleriyle de bölge ülkelerine rehberlik ettiğini söyledi. Almanya, İngiltere, Rusya, Katar, Azerbaycan, Suudi Arabistan ve Libya gibi ülkelerden binlerce hasta, ileri robotik cerrahi olanakları için Türkiye'yi tercih ediyor.

Robotik Cerrahide Eğitim Üssü Haline Geldi

Prof. Dr. Atuğ, Türk cerrahların sadece ülke içinde değil, Katar, Yunanistan ve Rusya gibi ülkelerde de meslektaşlarına robotik cerrahi eğitimi verdiklerini, bazı uzmanların yurt dışında canlı ameliyatlar gerçekleştirdiğini belirtti. Türkiye'nin bu alanda hem hasta hem de cerrah transferi açısından bölgenin merkezi haline geldiğini ifade eden Atuğ, robotik teknolojilerin doğru ve etkili şekilde kullanılması sayesinde operasyon başarı oranlarının da arttığını vurguladı.

Hacettepe Üniversitesi Üroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emre Huri de Türkiye'nin ürolojide robotik cerrahi konusunda artık dünyada referans merkezlerinden biri haline geldiğini ifade etti. Huri, Türk cerrahların Avrupa ve Amerika’daki meslektaşlarıyla aynı seviyede, bazı alanlarda ise öncü konumda olduklarını dile getirdi.

IURES Genel Sekreteri Prof. Dr. Erdem Canda ise Türkiye’de hem kamu hastaneleri hem de özel sağlık kuruluşlarında robotik cerrahi sistemlerinin hızla yaygınlaştığını, Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya gibi büyük merkezlerin yanı sıra Diyarbakır ve Erzurum gibi şehirlerde de uygulandığını açıkladı.

Uluslararası akreditasyona sahip merkezlerde, Balkanlar, Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya’dan gelen doktorlara yönelik düzenli gözlem ve eğitim programları gerçekleştiriliyor. Bu merkezler sayesinde Türkiye yalnızca sağlık turizmi açısından değil, tıbbi eğitim konusunda da bölge ülkelerine hizmet veriyor.

Robotik cerrahinin avantajlarını teknik yönleriyle açıklayan Prof. Dr. Canda, 8 milimetrelik cerrahi aletlerle hastaya minimal invaziv müdahale imkânı sağlandığını belirtti. Kameralı sistemler sayesinde, insan gözünün görmekte zorlandığı dokular detaylı biçimde görüntülenebiliyor. Bu sayede hem operasyon süresi kısalıyor hem de sinir ve damar yapıları korunarak daha az kanama riskiyle yüksek tedavi başarısı sağlanıyor.

Türkiye'nin bu alanda sağladığı klinik başarılar, hasta memnuniyeti ve uluslararası ilgi ile birleştiğinde, robotik cerrahinin geleceğinde Türk sağlık sisteminin aktif rol oynayacağı öngörülüyor.