Ramazan ayında oruç tutmak isteyen kronik hastalığı bulunan kişiler için uzmanlar çeşitli uyarılarda bulunuyor. Özellikle kalp ve damar hastalığı olan bireylerin oruç tutmadan önce sağlık durumlarını değerlendirmeleri gerektiği belirtiliyor. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Bayram, kalp hastalarının oruç konusunda mutlaka doktor kontrolünden geçmesi gerektiğini ifade etti. Her hastanın sağlık durumunun farklı olduğunu belirten Bayram, bu nedenle oruç tutma kararının kişisel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Uzmanlara göre doğru planlama ve doktor önerileri doğrultusunda hareket edildiğinde bazı kalp hastaları oruç tutabilirken, riskli durumlarda ise dikkatli olunması gerekiyor.

İlaç Kullanımı Doktor Kontrolünde Planlanmalı

Doç. Dr. Muhammed Bayram, kalp hastalarının büyük bölümünün düzenli ilaç kullandığını belirterek ilaç saatlerinin oruç düzenine göre yeniden planlanabileceğini söyledi. Ancak bu planlamanın mutlaka doktor kontrolünde yapılması gerektiğini ifade etti.

Uzmanlar, ilaçların atlanmasının veya dozunun değiştirilmesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor. Bu nedenle kalp hastalarının oruç tutmadan önce doktorlarıyla görüşerek ilaç düzenini yeniden planlaması gerektiği vurgulanıyor.

Sıvı Tüketimi Ve Beslenme Düzeni Önemli

Uzmanlar, uzun süre susuz kalmanın bazı kalp hastalarında tansiyon düşüşü veya ritim problemlerine yol açabileceğini belirtiyor. Bu nedenle iftar ile sahur arasında yeterli miktarda su tüketilmesi öneriliyor. Ayrıca aşırı çay ve kahve tüketiminden kaçınılması gerektiği ifade ediliyor.

Sıvı dengesinin korunmasının kalp sağlığı açısından önemli olduğunu belirten Bayram, uzun süre susuz kalmanın kanın akışkanlığını azaltabileceğini ve damar içinde pıhtılaşma riskini artırabileceğini söyledi. Özellikle daha önce damar tıkanıklığı yaşayan hastaların bu konuda daha dikkatli olması gerektiği ifade edildi.

İftar sırasında hızlı ve aşırı yemek tüketiminin kalp üzerinde yük oluşturabileceğini belirten uzmanlar, yağlı ve tuzlu yiyecekler yerine dengeli ve porsiyon kontrollü beslenmenin tercih edilmesini öneriyor. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, baş dönmesi veya bayılma hissi gibi belirtilerin görülmesi durumunda ise vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği ifade ediliyor.