Batı Şeria’da İsrail tarafından onaylanan yeni düzenlemeler, uluslararası kamuoyunun tepkisini çekti. İsrail Güvenlik Kabinesi’nin aldığı karar doğrultusunda, Filistin Yönetimi’nin yetki alanlarında da geçerli olacak şekilde fiili bir ilhak süreci başlatıldı. Türkiye dahil yedi ülke, söz konusu karara tepki göstererek, uygulamanın bölgede barış ihtimalini daha da zayıflatacağını vurguladı.

Alınan kararla birlikte Batı Şeria’da İsrailli bireylerin doğrudan arazi satın almasının önü açılırken, daha önce gizli tutulan arazi kayıtları kamu erişimine açıldı. Arazi satışlarına yönelik devlet denetimi ise büyük ölçüde kaldırıldı. Uzmanlar, bu gelişmenin sahada kalıcı ve geri dönüşü zor sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Oslo Anlaşmaları’yla Filistin sivil yönetimine bırakılan A ve B bölgelerinde, İsrail’in idari müdahalesinin artırılması dikkat çekiyor.

A ve B Bölgelerinde Yetki Kaybı: İsrail Müdahalesi Genişliyor

Yeni düzenlemeler çerçevesinde, İsrail Sivil İdaresi çevre, su ve arkeolojik nedenler gerekçe gösterilerek inşaat durdurma ve yıkım yetkisi kazanıyor. Bu yetkilerin, Filistin yönetiminin yetki alanındaki bölgeleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi, bölgedeki tansiyonu daha da yükseltti. El-Halil’de yer alan İbrahim Camisi çevresinde planlama yetkileri Filistinli yerel yönetimden alınarak İsrail Savunma Bakanlığı’na devredildi. Ayrıca Beytüllahim’deki Rahel Türbesi için İsrail’e bağlı özel bir idari yapı kurulacağı açıklandı.

Uluslararası hukuk uzmanları ve gözlemciler, bu adımların iki devletli çözüm ihtimalini zayıflattığını ve bölgede yeni çatışma alanları doğurabileceğini belirtiyor. Türkiye başta olmak üzere birçok ülke, karara karşı diplomatik tepki göstererek uygulamanın durdurulması çağrısında bulundu.